Ben bu dünyayı bir yolculuğa benzetiyorum. Sanki hayatın iyi veya kötü şekillenmesi için bizim önümüzde bir tren yolculuğu var. Yolcunun hangi trene bineceği kendisine bağlıdır. Ama hangisine binerse binsin, tercihinin bir karşılığı olacaktır. Ve bir gün gelecek; tren o yolcuyu son durakta indirecek. Belki tren yoluna devam edecek ama yolcu için yol bitmiştir, hedefe varmıştır.
Mevsimler değişiyor; günler, aylar, haftalar... Yaz mevsiminin sıcağı kavurucu oluyor. Sonra, sonbahar rüzgarıyla savuruyor yaprakları. Kış desen, doğayı beyaz bir örtüyle sarıp sarmalıyor. Acaba doğanın kendine özgü bir battaniyesi mi var? Yazı ayrı güzel, kışı ayrı... Hiçbiri de birbirinin yerini tutmuyor. Hepsi kendine has güzellikte.
Yaşamak o kadar güzel ki... Hayat, akıp giden bir nehir gibi. Her şey kendi içinde bir yolculukta. Oysa ne kadar da kısa bir yolculuk, değil mi?

Yasemin ÖZÇELİK
Görünmez Yaralara Dokunmadan Sevmek
Tarık Ümit Yanık
Doktor Tavsiyesiyle Gözlük Kullanmaya Başladı: Tarık Hep Haber Devlet İçin Sahada”
Tuğba Kişmir
ÇOCUKLARIMIZA NELER OLUYOR?
Miray Kuşun Penceresi
Eski mi daha güzel, yeni mi?
Taner Erol
Bir Simit, Bir Fotoğraf, Bir Gerçek
Hatice Kestioğlu
Filistin’den Gelen Bir Fotoğraf
Engin Emen
Ben Öğretmenim
Ceren Uzunali Sipahi
GÖRÜNÜR OLMAK
Mahiye Morgül
Rize Nere Çanakkale Nere
AV.ATEŞ HATİNOĞLU
Bu yüzden Türk milleti zamana , mekana ve mesafelere çekilmiş ; Allah’ın kılıcıdır.