Merhabalar, öncelikle şunu bilmenizi isterim. Bu defa yazımı Miray Kuş olarak değil de 13 yaşındaki herhangi bir engellinin sesi olarak yazıyorum. Başlıktan da anlaşıldığı üzere benim engelimin adı serebral palsi. Doğduğum da küvöze girdim, beyin kanaması geçirdim. Beynimde bıraktığı hasardan dolayı daha küçücükken engelli olduğumu öğrendim. Fizik tedaviye yönlendirildim. Şunun için gidiyorum. Sizin yaptığınız şeyleri kolayca yapabilmek için gidiyorum. Serebral palsi bazen nankör ve şımarık bir çocuk gibi oluyor. Sürekli ilgi istiyor. Siz ilgilenmediğiniz zaman da küçük bir çocuk gibi küsüyor. Serebral palsi nankör dedim ama biraz da zor. Düşünün ben şuan da 13 yaşına basmış bir birey olarak karşınızdayım. Ortaokul öğrencisiyim ama baktığınız zaman ilkokul öğrencisinin yapmak için çaba gösterdiği şeyleri bile yapabilmek için daha çok çabalıyorum. Sp bazen bana haksızlık yapıyor. Ben aletlerle var olmak zorundayım. Bunu bir gün bırakacağımı düşünmeyin. Çok isterdim öyle olmasını ama malesef öyle değil. Hep bebek kalsaydım dediğin anlar oldu mu hayatında? Ya da keşke bunların hiç farkında olmasaydım dediğin şeyler? İşte Serebral palsi benim için tam anlamıyla böyle bir şey. Bazı şeylerin farkında olmamak aslında bize verilmiş bir lütuf bile olabilir. İşte bende sp nin bana verilen bir oyun gibi zannettim fakat benim hayatımın bir parçası olan sp ile henüz tanışmamıştım. Yaşım basit şeyleri öğrenecek kadar büyüdüğümde; vücudumu, organlarımı tanırken; benim ayaklarımın arkadaşlarımdan farklı çalıştığını keşfediyordum. Keşfetmiştim aslında ama olayın ciddiyetini henüz kavrayacak yaşa gelmemiştim. Belki de. Birinci sınıfa adım attığımda bulmacanın parcaları yavaş yavaş çözülüyordu adeta.
Benim için 1. Sınıfta öğrendiklerim, sadece harfler ve rakamlardan ibaret değildi; farklılıkları da öğreniyordum. Meğerse hayatımın en önemli dersi olacak o dersi öğrendim; zorluğa rağmen pes etmemeyi, azmi öğrendim. Çizdiğim basit bir çizgi bile bana o kadar değerli geliyordu ki. Neden biliyor musunuz? Sizin kolayca elde ettiğiniz şeyleri ben zorlanarak, sizden çok daha geç elde ettim. Sp yüzünden çekilen zorlukları şuna benzetebilirim. Ayaklarında tonlarca yükü olan bir kaplumbağa düşünün ve o kaplumbağa, o yüklerle ilerlemeye çalışıyor. Zaten yavaş yürüyen bir canlıdır kendisi. Üstelik onu daha fazla yavaşlatacak bir engeli de var. Tavşandan çok daha yavaştır kaplumbağa ama bir o kadar da tavşandan daha istikrarlıdır. Öz disipline sahiptir, çünkü o çabalayarak bir şeyleri elde etmeyi iyi bilir. Onun için, aldığı her yol; attığı her adım çok değerli gelir. Çünkü hedefe doğru yaklaşmak için daima bir adım ileriye gider. İşte, ben de böyleyim. Aletlerleyim; ayağımda onlarca ağırlıkta zorluk. İşte, ben de o kaplumbağa gibiyim.
Hikayedeki tavşan ise, Serebral palsi. Eminim ki ben onu en iyi şekilde yeneceğim.
Çünkü ben daha kararlıyım, beni gördüğünüzde şöyle düşünün : Miray çabaladığı için bugün bu noktada.



Tarık Ümit Yanık
Yusuf Ziya ALİM — ADAM GİBİ ADAM.
Miray Kuşun Penceresi
Başkalarının Yoluna Işık Tutmaya Varmısın
Yasemin ÖZÇELİK
Sosyal Medya Bağımlılığı mı, Dijital Mecburiyet mi?
Hatice Kestioğlu
Filistin’den Gelen Bir Fotoğraf
Engin Emen
Ben Öğretmenim
Ceren Uzunali Sipahi
GÖRÜNÜR OLMAK
Tuğba Kişmir
SAHİ NEDİR HİCRET ETMEK?
Mahiye Morgül
Rize Nere Çanakkale Nere
AV.ATEŞ HATİNOĞLU
Bu yüzden Türk milleti zamana , mekana ve mesafelere çekilmiş ; Allah’ın kılıcıdır.
Sebahat Karagöz
AYIP ETTİN CEM KÖKSAL !