Bugün bir kutlama değil, bir "incelik sınavı" veriyoruz. Elbette hediyelerimizi alalım, o en sıcak sarılmalarla annelerimize, sevdiklerimize koşalım; kokularını içimize çekip anın tadını çıkaralım. Ama tüm bunları dünyanın gözü önünde değil, kendi kalemizde, özelimizde yaşayalım.
Neden mi?
Çünkü dijital dünyanın parlak ışıkları, bazen bir başkasının karanlığını daha da derinleştirir. Paylaştığımız o neşeli videolar, annesini toprağa vermiş bir evladın sessiz yasını ya da evlat yolu gözleyen bir yüreğin ince sızısını kanatabilir. Sevincimizi "sergilemek", bilmeden bir başkasının kalbine dokunmak, hatta o kalbi acıtmak olabilir.
Gerçek sevgi; bir ekranın sınırlarına sığmayacak kadar büyüktür ve reklamı sevmez. Gelin bugün sosyal medyanın gürültüsünden kaçıp sessizliğin huzuruna sığınalım. Annesi olmayanlara hürmetle, evladı olmayanlara nezaketle...
Kutlamamız ekranda değil, gönülde olsun. Kimsenin canı yanmasın, kimsenin boynu bükülmesin diye; en güzel anlarımızı sadece bir çift gözün içinde saklayalım.
Sessizce, en derinden ve sadece biz bize...

Yasemin ÖZÇELİK
Görünmez Yaralara Dokunmadan Sevmek
Tarık Ümit Yanık
Doktor Tavsiyesiyle Gözlük Kullanmaya Başladı: Tarık Hep Haber Devlet İçin Sahada”
Tuğba Kişmir
ÇOCUKLARIMIZA NELER OLUYOR?
Miray Kuşun Penceresi
Eski mi daha güzel, yeni mi?
Taner Erol
Bir Simit, Bir Fotoğraf, Bir Gerçek
Hatice Kestioğlu
Filistin’den Gelen Bir Fotoğraf
Engin Emen
Ben Öğretmenim
Ceren Uzunali Sipahi
GÖRÜNÜR OLMAK
Mahiye Morgül
Rize Nere Çanakkale Nere
AV.ATEŞ HATİNOĞLU
Bu yüzden Türk milleti zamana , mekana ve mesafelere çekilmiş ; Allah’ın kılıcıdır.