Sosyal Medya Bağımlılığı mı, Dijital Mecburiyet mi?
Önce öğrenciyi de kurumu da dijital
ortama mecbur bırakan bir düzen kurduk.
Ödevler, duyurular, başvurular, faaliyetler…
Her şey internet ortamında, her şey sosyal medyada görünür olmak zorunda.
Sonra dönüp hem öğrenciye hem kuruma,
“sosyal medya bağımlılığından kurtulmalıyız” diyoruz.
Oysa bağımlılığı üreten, bizzat sistemin kendisi.
Paylaşmayan yok sayılıyor, görünmeyen
yapılmamış kabul ediliyor!
İşi sosyal medyada yapmayı dayatıp, sonra
o mecradan uzak durmayı öğütlemek
ancak böyle bir yaman çelişki olabilir.
Asıl sorun bağımlılık değil; ekranı mecburiyet,
görünürlüğü ölçüt, sosyal medyayı ise vicdan yerine koyan bu anlayıştır.
Ve bu anlayış değişmeden, ne öğrenci kurtulur ne kurum masum kalır.