Gölge Düşürmekle Güneş Bizim Olmaz

Yasemin ÖZÇELİK

20-06-2025 09:31

Bazılarının gözü hep dışarıda…
Elin yaptığına methiyeler düzmekte üzerimize yok. Başkasının taşı, bizim altınımızdan kıymetli; başkasının sözü, bizim doğrumuzdan yüksek. Ve ne yazık ki biz bu ruh hâlini neredeyse marifet sanır olduk.

Son zamanlarda şehrimize gelen her yeni nefese, her yeni adıma bir kulp takma telaşı başladı. Daha ne yaptığına bakmadan, niyeti anlaşılmadan, hemen bir dedikodu, bir söylenti... “Şöyleymiş”, “Böyle yapmış”, “Eskiden de şunu yapmıştı” gibi cümleler, sanki mahkeme kararıymışçasına dolaşıyor ortalıkta. Oysa kendi memleketimizde, kendi insanımızı yıpratmak bize ne kazandırıyor?

Ben iyinin içindeki kötüyü arayıp büyütmek yerine, kötünün içindeki iyiyi bulup ortaya koymanın daha onarıcı bir yol olduğuna inanıyorum. Çünkü bazen bir şehir, bir insan ya da bir karar, tümüyle değil; içindeki küçük bir iyilikle yol açar dönüşüme.

Yeni bir yere gittiğimizde, oturduğumuz masa değişebilir. Ama eski masasını arayan biri bilir ki, verimli olmak için elinin altındaki düzen önemlidir. Yeni bir masa da eskisi kadar verimli olur, yeter ki üzerinde tanıdık bir kalem, alışılmış bir defter, doğru yere konmuş bir lamba bulunsun. Yani mesele masa değil; onu nasıl kurduğumuzda.

Bir garip hastalığa tutulmuş gibiyiz:
Tanımadığımız insanları karalama telaşı, tanıdıklarımızı ise yüceltme çabası… İşin ironik tarafı şu ki; dışarıdan bir misafirin yanlışını bile hoşgörüyle karşılayabiliyoruz ama kendi içimizden gelenin doğrularına bile burun kıvırıyoruz.

Birisi bir taş koymaya çalışsa şehre, hemen çekiştiriyoruz: “Nereden geldi bu?”, “Aslında amacı ne?”, “Kim getirdi bunu?”
Oysa mesele taş değil, mesele o taşı yerine koyacak niyette biri çıkmış mı, çıkmamış mı?

El itiyle övünürken, biz aslanlarda kusur arıyoruz.
Kendi değerimizi, kendi potansiyelimizi görmezden geliyoruz. Biraz başarı sezdiğimizde ise ilk işimiz o başarıya bir gölge düşürmek oluyor. Sanki gölge düşerse, güneş bizim olacak zannediyoruz.

Bu şehir daha fazlasını hak ediyor.
Çünkü Rize; dedikoduyla değil, dik duruşuyla var olmuş bir şehir.
Çayını tek başına değil, onuruyla içenlerin memleketi.
Şimdi bize düşen, içimizdeki iyilikleri beslemek. Geldiği yer değil, getirdiği ışıkla ilgilenmek. İnsanları değil, işleri konuşmak. Kusur değil, katkı aramak.

Birilerinin değil, hepimizin kazandığı bir şehir hayal etmek zor değil aslında.
Yeter ki önce birbirimizin gözünde, gönlünde adil olalım.

 

DİĞER YAZILARI Görünmez Yaralara Dokunmadan Sevmek 01-01-1970 03:00 BUGÜN KİMİN BAYRAMI? 1 MAYIS’IN YAMAN ÇELİŞKİSİ 01-01-1970 03:00 ​Küllerinden Doğan Kadınlar: Bir Günlük Güzelleme Değil, Bir Hayat Kavgası 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Bağımlılığı mı, Dijital Mecburiyet mi? 01-01-1970 03:00 Gazeteci Kimliğimin Mimarı: Sayın Mustafa Yücel Yazıcı’ya Vefa 01-01-1970 03:00 28 BİN… VE GERÇEK AÇLIK SINIRI GERÇEĞİ 01-01-1970 03:00 BİR YILDIZ DAHA KAYARKEN: ŞABAN HOCA GİTMESİN… 01-01-1970 03:00 İyi Kalmanın Bedeli 01-01-1970 03:00 SES OLMAK CESARET İSTER 01-01-1970 03:00 GÖKYÜZÜNE BAĞLI ELLER 01-01-1970 03:00 SİGARANIN SON DEMİ: KEYFİNİZ SİZE, CEFASI HEPİMİZE Sigara içmek kişisel bir tercih olabilir; ama izmaritini yere atmak, dumanıyla başkasını boğmak toplumsal bir saygısızlıktır. Ah bu sigara içenler… Yolda yürürken önümüzden 01-01-1970 03:00 Beton Dağların Gölgesinde Rize 01-01-1970 03:00 Genel Müdürü Değil, Sistemi Sorgula 01-01-1970 03:00 Koruma Kâğıtta, Cinayet Gerçekte 01-01-1970 03:00 Bir Mevsimlik Renkler Yerine Ömürlük Yeşiller 01-01-1970 03:00 İyi Açıdan Görünen Boşluk 01-01-1970 03:00 SEZON FİNALİ DEĞİL, CEPHE SONU GİBİ! 01-01-1970 03:00 Yaralanmak da Öğretiyor 01-01-1970 03:00 Bir çöp kenarında bırakılan iyilik mi? Yanlış Yere Konmuş Niyet Mi? 01-01-1970 03:00 UMUT KIRMAK KİMYASAL SİLAH GİBİDİR 01-01-1970 03:00 YANLIŞ ZAMANIN YORGUNLARI 01-01-1970 03:00 Sessizce Büyüyen Bir Sevgi: Anneler ve Umut 01-01-1970 03:00 BOŞLUĞA DEĞİL, UMUDA UYANMAK 01-01-1970 03:00 Volkan Konak: Karadeniz’in Rüzgârında Yankılanan Bir Ses 01-01-1970 03:00 Japon Atasözleri 01-01-1970 03:00 Sigara Beyinde Biter: Bebeğin Vedası, Büyüğün Direnci 01-01-1970 03:00 Üniversitemizi İlk Beşte Görmek Hayal Değil 01-01-1970 03:00 Ekmek Zammı ve Geçim Zorluğu: Dar Gelirlilerin Çilesi 01-01-1970 03:00 "Gassal": Dizi Bahaneydi, Aslında Herkes Kendi Hayat Hikayesini İzledi 01-01-1970 03:00 Kasksız Motor Kullanımına Dikkat: Kask Motorcunun Emniyet Kemeridir 01-01-1970 03:00 BU CİNAYETİN EN SAMİMİ TANIĞI İFADEM DUYULUYOR LAKİN ANLAŞILMIYOR 01-01-1970 03:00 BEYAZ ÖNLÜKLÜ MELEK 01-01-1970 03:00 İCRAATA GEÇMEYEN TÜM CÜMLELER ENGELLİ 01-01-1970 03:00 ORDA BİR OKUL VAR ÇOK YAKINDA 01-01-1970 03:00 BU KARNE SADECE BENİM DEĞİL HEPİMİZİN 01-01-1970 03:00 NEDEN TRABZON KATÜ DE, RİZE RTEÜ DEĞİL? 01-01-1970 03:00 AHŞAP OYMACILIĞINDA UNUTULMUŞ BİR USTA 01-01-1970 03:00 SİGARAYI BIRAKAMAM ONLARSIZ OLAMAM DOKTOR 01-01-1970 03:00 BİR KADIN HİKAYESİ 01-01-1970 03:00 PEKİ SORUYORUM DEĞDİ Mİ ? 01-01-1970 03:00 DUASIZ ÜŞÜRMÜŞ YÜREKLER 01-01-1970 03:00 KIZ BABASI OLMAK 01-01-1970 03:00 KEŞKE DOLANDIRICI OLSA 01-01-1970 03:00 Katliama Bariyer Olmak  01-01-1970 03:00 24 TEMMUZ BASIN BAYRAMI KUTLU OLSUN 01-01-1970 03:00 Ateş Böcekleri 01-01-1970 03:00 KADIN OLMAK _ KADINLARIMIZ 01-01-1970 03:00 KİTAPLARIN KOKUSU RİZE'Yİ SARDI 01-01-1970 03:00 Ç.Rizespor bu noktada bu haliyle iyi gidiyor 01-01-1970 03:00 HER GÜN 8 MART OLSUN 01-01-1970 03:00 Duyduğun sese, gördüğün göze el verememek… Çok ağır, tarifsiz bir acı… 01-01-1970 03:00 “Sen gülünce güller açar” Huzur içinde uyu Barış Manço 01-01-1970 03:00 HAYVAN YAVRULARI İNSAN YAVRULARININ OYUNCAĞI DEĞİLDİR!!!! 01-01-1970 03:00