Ortasında dere akan resimler çizerdik hep çocukluğumuzda, oysa o bizim hayalimiz değil gerçeğimizdi. Hayal ile gerçek iç içe geçmişti ama farkında değildik belki de.
Hemen hemen herkesin hayali olan yerden birgün ayrılacağız diye uğraştık çoğumuz ve ayrıldık. Yüksek yüksek binalarda oturup, araba gürültülerinin arasında bir ömür sürmeyi mi düşlüyorduk çocukluğumuzda; bu muydu bizi mutlu edecek şey?
Çantalarımızdan kuru ekmeklerimizi çıkarıp, bir çimenliğin üstünde, dere sesi eşliğinde lokmalarımızı yutarken yaşamışız belki de en mutlu ve güzel anlarımızı ve dahi anılarımızı; gurbetlerde bizi özleyen bir babamız, evde sıcak kuzenisini biz gidince üşürüz diye hiç söndürmeyen bir annemiz varken.
Hayatımızın en çileli dönemlerinin, ortasından dere akan küçücük yerlerimizde yaşarken geçtiğini düşünürdük ama belki madden olmasa da manen en güzel yıllarımızmış meğer yaşadığımız. O zaman sahip olmak için uğraştığımız şeylere bugün sahibiz ama bugün o terkettiğimiz şeylerin peşine düşmek için can atıyoruz. Ama ne giden zaman geri geliyor, ne de gidenler dönebiliyor geri.
Ah, ah...

(Fotoğraf bana aittir)
Yasemin ÖZÇELİK
Görünmez Yaralara Dokunmadan Sevmek
Tarık Ümit Yanık
Doktor Tavsiyesiyle Gözlük Kullanmaya Başladı: Tarık Hep Haber Devlet İçin Sahada”
Tuğba Kişmir
ÇOCUKLARIMIZA NELER OLUYOR?
Miray Kuşun Penceresi
Eski mi daha güzel, yeni mi?
Taner Erol
Bir Simit, Bir Fotoğraf, Bir Gerçek
Hatice Kestioğlu
Filistin’den Gelen Bir Fotoğraf
Engin Emen
Ben Öğretmenim
Ceren Uzunali Sipahi
GÖRÜNÜR OLMAK
Mahiye Morgül
Rize Nere Çanakkale Nere
AV.ATEŞ HATİNOĞLU
Bu yüzden Türk milleti zamana , mekana ve mesafelere çekilmiş ; Allah’ın kılıcıdır.