https://www.manset53.com/files/uploads/user/54882d064e3d41653605a1b3fbb3bdb4-fb00b717f3317cacbe03.jpg
Yasemin ÖZÇELİK

Koruma Kâğıtta, Cinayet Gerçekte

01-08-2025 13:07

Yasalar kâğıtta, tehdit açıkta, kadınlar mezarda. Daha kaç kadını kurban vereceğiz?

Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde, 28 yaşındaki Sinem Somuncu boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından, gece saatlerinde evinin balkonundan içeri girilerek, kalbinden vurularak öldürüldü. Fail, olay yerinden motosikletle kaçarken müdahale etmek isteyen bir mahalle bekçisini de silahla yaraladı.

Katil Ali Eren Somuncu hakkında daha önce uzaklaştırma kararı verilmişti. Yani devletin dosyasında “bu kadının hayatı tehlikede” yazıyordu. Ama koruma yoktu. Önlem yoktu. Devlet yine geç kalmıştı. Sinem Somuncu’yu öldüren sadece bir adam değildi, aynı zamanda işlemesi gereken ama işlemeyen bir sistemdi.

 “Ya Benimsin Ya Toprağın” Zihniyeti

Bu cinayet bireysel değil, sistematik bir şiddetin devamıdır. Türkiye’de kadınların %97’si tanıdığı erkekler tarafından öldürülüyor. Eşi, sevgilisi, boşandığı ya da boşanmak istediği adamlar... “Ben karar veririm” diyen paslı bir erkek zihniyeti hâlâ birçok kadının ölüm fermanını yazıyor.

Ali Eren Somuncu, cinayetten kısa süre önce sosyal medyasında “İntikam aceleye gelmez” yazmıştı. Bu bir planın habercisiydi. Herkesin görebileceği kadar açık bir tehditti bu. Ama yine görmezden gelindi. Yine “bir şey olmaz” dendi. Yine bir kadın öldü.

Sinem’in ise son paylaşımı sadece insanlıktı:

  “Hayvanları öldürmeyeceksin, ormanları yakmayacaksın, kadınlara ve çocuklara zarar vermeyeceksin… İnsan olmak bu kadar basit.”


Bu kadar basit aslında. Ama bu kadar da zor hale getiriliyor.

   Kadınları Koruyan Kim?

1. Uzaklaştırma kararı vardı ama koruma yoktu.
Yani karar kağıt üstünde kaldı. Uygulanmadı, denetlenmedi.


2. Açık tehdit vardı ama ciddiye alınmadı.
Sosyal medya taramaları, ihbarlar etkisiz bırakıldı.


3. Toplumsal duyarsızlık büyüyor.
Komşular silah sesini duydu, ama duyulan ses yasaya dönüşmedi.

 

Her gün yeni bir kadın cinayetiyle uyanıyoruz. Her ölümle ruhumuzdan bir parça kopuyor. Ne sevmeyi ne ayrılmayı becerebilen bir kitle türedi. Zorla güzellik olmuyor. Vazgeçin artık. Biri boşanmak istiyorsa vardır bir sebebi. Kadınlar yaşamak istiyor, sadece yaşamak…


  “Kaç Kadın Daha?”

  2021’de 280 kadın cinayeti, 217 şüpheli ölüm…
2022’de 334 kadın cinayeti, 245 şüpheli ölüm…
2023’te 315 kadın cinayeti, 248 şüpheli ölüm…
2024’te 394 kadın cinayeti, 258 şüpheli kadın ölümü…

 

Bunlar sadece kayıtlara geçmiş olanlar. Ve bu sayı, veri tutulmaya başlandığından beri en yüksek sayı. Kadınların yaşam hakkı, her yıl daha da daralıyor. Her yıl daha çok ölüyoruz. Her yıl daha çok sessiz çığlık yükseliyor gökyüzüne.


  Artık Yeter!

  Tehdit içeren paylaşımlar ciddiye alınmalı, sistem acil harekete geçmeli.
  Mahkemelerle kolluk kuvvetleri koordineli çalışmalı.
  Uzaklaştırma kararları etkin biçimde izlenmeli.
   Kadına yönelik şiddette iyi hal indirimi kaldırılmalı.
   Toplum, kadına şiddete sıfır tolerans göstermeli.
   Medya, haber değil çözüm üretmeli.


 Bu Yazıyı Kaç Kadın Adına Yazıyoruz?

Sinem için… Emine için… Özgecan için… Pınar için… Rabia için… Gülistan için… İsmini hiç bilmediğimiz, bir haber satırında “bir kadın daha” diye geçen tüm kadınlar için...

Biz “kadınları” görün artık. Boşanma aşamasında olan kadınların can güvenliği yok. Koruyucu yasalar gerek. Uygulanan değil, işe yarayan yasalar gerek. İki gün ceza alıp iyi hal indirimiyle salınan adamlar, yarım bıraktıklarını tamamlamasın.

 Bu ülkede bir kadın ayrılmak isteyince hâlâ erkek karar veriyor.
“Ya benimsin ya toprağınsın” diyor.


Sözün Bittiği Yerdeyiz

Sözün bittiği yerdeyiz ama susmuyoruz. Sinem’in ardından değil, Sinem’le birlikte haykırıyoruz:

“Sistem ya korur ya kaybeder.”
Her kaybediş, başka bir kadın cinayetinin hazırlığıdır.
Adalet ya uyanır, ya biz her sabah bir kadın daha eksiliriz.

Sıradaki kadın kim olacak?

 

 

 

 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Görünmez Yaralara Dokunmadan Sevmek BUGÜN KİMİN BAYRAMI? 1 MAYIS’IN YAMAN ÇELİŞKİSİ ​Küllerinden Doğan Kadınlar: Bir Günlük Güzelleme Değil, Bir Hayat Kavgası Sosyal Medya Bağımlılığı mı, Dijital Mecburiyet mi? Gazeteci Kimliğimin Mimarı: Sayın Mustafa Yücel Yazıcı’ya Vefa 28 BİN… VE GERÇEK AÇLIK SINIRI GERÇEĞİ BİR YILDIZ DAHA KAYARKEN: ŞABAN HOCA GİTMESİN… İyi Kalmanın Bedeli SES OLMAK CESARET İSTER GÖKYÜZÜNE BAĞLI ELLER SİGARANIN SON DEMİ: KEYFİNİZ SİZE, CEFASI HEPİMİZE Sigara içmek kişisel bir tercih olabilir; ama izmaritini yere atmak, dumanıyla başkasını boğmak toplumsal bir saygısızlıktır. Ah bu sigara içenler… Yolda yürürken önümüzden Beton Dağların Gölgesinde Rize Genel Müdürü Değil, Sistemi Sorgula Bir Mevsimlik Renkler Yerine Ömürlük Yeşiller İyi Açıdan Görünen Boşluk SEZON FİNALİ DEĞİL, CEPHE SONU GİBİ! Gölge Düşürmekle Güneş Bizim Olmaz Yaralanmak da Öğretiyor Bir çöp kenarında bırakılan iyilik mi? Yanlış Yere Konmuş Niyet Mi? UMUT KIRMAK KİMYASAL SİLAH GİBİDİR YANLIŞ ZAMANIN YORGUNLARI Sessizce Büyüyen Bir Sevgi: Anneler ve Umut BOŞLUĞA DEĞİL, UMUDA UYANMAK Volkan Konak: Karadeniz’in Rüzgârında Yankılanan Bir Ses Japon Atasözleri Sigara Beyinde Biter: Bebeğin Vedası, Büyüğün Direnci Üniversitemizi İlk Beşte Görmek Hayal Değil Ekmek Zammı ve Geçim Zorluğu: Dar Gelirlilerin Çilesi "Gassal": Dizi Bahaneydi, Aslında Herkes Kendi Hayat Hikayesini İzledi Kasksız Motor Kullanımına Dikkat: Kask Motorcunun Emniyet Kemeridir BU CİNAYETİN EN SAMİMİ TANIĞI İFADEM DUYULUYOR LAKİN ANLAŞILMIYOR BEYAZ ÖNLÜKLÜ MELEK İCRAATA GEÇMEYEN TÜM CÜMLELER ENGELLİ ORDA BİR OKUL VAR ÇOK YAKINDA BU KARNE SADECE BENİM DEĞİL HEPİMİZİN NEDEN TRABZON KATÜ DE, RİZE RTEÜ DEĞİL? AHŞAP OYMACILIĞINDA UNUTULMUŞ BİR USTA SİGARAYI BIRAKAMAM ONLARSIZ OLAMAM DOKTOR BİR KADIN HİKAYESİ PEKİ SORUYORUM DEĞDİ Mİ ? DUASIZ ÜŞÜRMÜŞ YÜREKLER KIZ BABASI OLMAK KEŞKE DOLANDIRICI OLSA Katliama Bariyer Olmak  24 TEMMUZ BASIN BAYRAMI KUTLU OLSUN Ateş Böcekleri KADIN OLMAK _ KADINLARIMIZ KİTAPLARIN KOKUSU RİZE'Yİ SARDI Ç.Rizespor bu noktada bu haliyle iyi gidiyor HER GÜN 8 MART OLSUN Duyduğun sese, gördüğün göze el verememek… Çok ağır, tarifsiz bir acı… “Sen gülünce güller açar” Huzur içinde uyu Barış Manço HAYVAN YAVRULARI İNSAN YAVRULARININ OYUNCAĞI DEĞİLDİR!!!!