Haber: Sümeyye ÇELİK
Yapılan açıklamada, normların güncellenmemesi, Talim Terbiye Kurulu’nun daralttığı alanlar ve okul müdürlerinin seçmeli derslerdeki keyfi uygulamaları nedeniyle yüzlerce öğretmenin norm fazlası durumuna düştüğü ifade edildi. Kutay, “Bilişimden görsel sanatlara, müzikten felsefeye kadar pek çok alanda ders saatleri azaltılmış, öğretmenlerimiz mağdur edilmiştir” dedi.
Örnekler üzerinden yaşanan mağduriyetleri dile getiren Eğitim-İş, Seydikemer’den Bodrum’a hamile bir öğretmenin 266 kilometrelik mesafeye sürgün edilmesini ve Isparta’da bir öğretmenin 179 kilometrelik yolda üç vasıta değiştirmek zorunda bırakılmasını skandal olarak nitelendirdi.
2025 yılı Ağustos ayında yapılan norm fazlası atamalarda mevzuatta yeri olmayan “ilçe grubu” uygulamasına gidildiğini hatırlatan Kutay, bunun aile bütünlüklerini bozduğunu ve ciddi mağduriyetler yarattığını söyledi.
Açıklamada ayrıca, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun (ÖMK) 6. maddesine rağmen il içinde tercih hakkı tanınmadan yapılan re’sen atamaların hukuksuz olduğu, ayrıca sözleşmeli öğretmen yönetmeliğinin kadrolu öğretmenlere uygulanmasının yasal zeminden yoksun olduğu belirtildi.
Eğitim-İş’in açtığı davalarda Danıştay’ın daha önce yürütmeyi durdurma kararları verdiğini hatırlatan Kutay, “Bugün de kılavuza dava açtık, bireysel davalar sürüyor. MEB geri adım atana kadar tüm hukuki yolları kullanacağız” ifadelerini kullandı.
Eğitim-İş Rize Şubesi açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Plansızlığın bedelini öğretmenler ödeyemez. Hukuka aykırı bu süreç sonlandırılmalı, mağduriyetler giderilmelidir. Aile bütünlüğünü bozan bu politikalar AKP’nin ‘Aile Yılı’ söyleminin büyük bir yalandan ibaret olduğunu ortaya koymaktadır.”






























