SÖYLEŞİ
Giriş Tarihi : 18-02-2026 09:33

GELDİ İNSANLIĞIN CAN SUYU

Beklenir olmak ne güzel. Şehir şehir, sokak sokak, hane hane beklenir olmak. Dillerde "Şükür kavuşturana" sözleri, internette "Ramazan geldi Ramazan" ilahileri, televizyonlarda "Ramazan Programı" tanıtımları.

GELDİ İNSANLIĞIN CAN SUYU

Okullar, kurslar, dükkânlar süslenmiş, Ramazan çadırı kurulmuş, lokantalar Ramazan menüsü yayınlamış. İhtiyaç sahipleri için Ramazan kolileri hazırlanmaya başlanmış. Velhasıl dünya kıyameti yaşarken gene gelmiş insanlığın can suyu. Küsmemiş de gelmiş. Bunca savaşa, vahşete, gözlerimizin görmeye şaşırdığı, kulaklarımızın duyduğuna inanmadığı, "Bu da mı olmuş? İnsan bunu da mı yapmış?" dediğimiz her hale inat gelivermiş.

Gelivermiş, uçurumdan düşen insanın düşerken can havliyle tutunduğu ağaç dalı gibi, gelivermiş son nefesini verirken içinin hararetini alan bir yudum zemzem gibi, gelivermiş en kötüye bulaşacakken "Dur etme, aklını başına al" diyen dost gibi.

Bir gelivermiş insanlık ülkesine. Bakmış kalp tarumar, kötülük, fitne, fesat, günah diz boyu. Akıl desen daha beter. Kılavuzunu kaybetmiş kendi başına yol almak ister. Karanlık takmış takıştırmış ziynetlerini, şıkır şıkır dolaşmakta, aydınlık çekilmiş kenara "Bulsunlar da beni parlayayım." modunda.

Gelivermiş bizimki, İsrafil suru gibi, üfledi mi yıkacak. Ne var ne yok kaldırıp atacak. Kanmaz öyle endamı güzel dolaşan kötülüğe, adamı gözünden tanır. İnsan ülkesine neyin zararı varsa savaş açmıştır ona. O yüzden gelirken ordusuyla geliverir. Orucu alır yanına, bedenlerin temizliğe ihtiyacı vardır. "Bırak, der şu sigarayı, içkiyi, ne hayır gördün ondan. Al sana açlık, bak nasıl da uzak tutuyor seni günahtan. Hem öyle ye ye nereye kadar, dünyada kaç milyon aç var. Biraz miden kazınsın onları da anlarsın." Sonra oturtur Kur'an-ı Kerim'in başına, "Ya oku, ya dinle, üçüncüsü olma. Bunca emir boşuna mı gönderildi sana." der biraz sitemli. Haklıdır ne de olsa. Bizde Kur'an anca ölüye, o da bilene. Bununla da yetinmez "Akşama teravih var. Tıka basa doyurma karnını, sonra zor kılarsın namazını." diye uyarır. Genci, ihtiyarı camiye yollatır. Ne güzel uyarıcıdır o, fakirleri de düşünür, yardım kolileri, sadakalar, zekâtlar gün gün ihtiyaç sahiplerine ulaşır. Fidyeyi, fitreyi bayram gelmeden ver, der. Ver ki bolluk girsin evine. Sanma senden giden dönmez yerine.

Bu kadar mı hazinesi onca ay beklediğimizin? "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluştur." müjdesi taşır Ramazan. Hele de bir gecesi var, yakalayan ne mutlu. Kadir derler ona, örtülüdür, bildirmez vaktini. Son on gecede saklamıştır kendini. Ne mübarek gecedir o, melekler insanın yanına kadar iner. "Bir duan, bir talebin var mı? Rabbinden iste." diyerek bekler.

Ramazan ayında kuvvetli sünnetlerden biridir itikâf. İsmi ne kadar çok benzer itirafa. Zaten insan da itikâfa çekilince bütün günahlarını itiraf eder, nefsiyle yüzleşip Rabbinden af ve mağfiret diler. Ağlar, bilir ki Allah için ağlayan göz cehennemde yanmaz, bilir ki günahları Allah'tan başkası paklamaz.

İnanın Ramazan gelince şiir yazasım geliyor

Zaten okudunuz, kelimelerim yerinde durmuyor.

Bir bahar neşesi tutmuş harflerimin ülkesini

İstesem de cümlelerim sakince oturmuyor.

 

Tuğba Kişmir

YASEMİN ÖZÇELİKYASEMİN ÖZÇELİK

YASEMİN ÖZEÇLİK