Röportaj:Yasemin Özçelik/RİZE
Öğrencilerin sadece eğitim süreçleriyle değil, barınma ve iş bulma gibi yaşamsal sorunlarıyla da yakından ilgilendiklerini belirten Karakurt, derneğin adeta bir "koruyucu baba" rolü üstlendiğini vurguladı.
Vize Sorununa Yasal Çözümler
Almanya'ya gitmek isteyen öğrencilerin en büyük kaygılarından biri olan vize sorununa da değinen Karakurt, Avrupa'nın bir kanunlar bütünü olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
"Avrupa bir kanun devleti. Biz de o kanunları iyi biliyoruz ve o kanunlar üzerinden yürümeye çalışıyoruz. Örneğin, öğrencilerimizden biri Bremen Üniversitesi'nden kabul aldığı zaman konsolosluk yasal olarak vize vermek zorunda. Bu süreci tamamen kanunlara uygun şekilde yönetiyoruz."
Barınma ve İş İmkânlarında Dernek Güvencesi
Öğrenciler henüz Türkiye'deyken barınma ve çalışma koşullarının ayarlandığını ifade eden Karakurt, bu sürecin nasıl işlediğini detaylandırdı:
Barınma Çözümleri: Öğrenciler Almanya'ya gitmeden önce nerede kalacakları belirleniyor. Öncelik, daha uygun maliyetli olduğu için üniversite yurtlarına veriliyor. Ancak, yurtların güvenliği ve öğrenciye uygunluğu dernek tarafından titizlikle inceleniyor. Özellikle kız öğrencilerin güvenliği konusunda hassasiyet gösterdiklerini belirten Karakurt, uygun yurt bulunamaması durumunda 3-4 kız öğrenciyi bir araya getirerek ev kiraladıklarını ve bu süreçte öğrencilerin giderlerini kendi kazançlarıyla karşıladıklarını aktardı. Çalışma İmkânları: Almanya'da devlet, 18 yaşını doldurmuş yüksek lisans öğrencilerine yaz tatillerinde vergiden muaf çalışma imkânı sunuyor. Erkek öğrencilere genellikle fabrikalarda iş ayarlanıyor. Bu sayede öğrenciler 3.000 - 3.500 Euro gibi net maaşlarla eğitim masraflarını rahatlıkla karşılayabiliyor. Kız öğrenciler için ise Kuzey Almanya'daki McDonald's şubeleriyle yapılan özel bir protokol sayesinde saatlik 14.20 Cent ücretle çalışma imkânı sağlanıyor."Tek Kriterim: Vatanını ve Bayrağını Sevmesi"
Yıllar önce kendisinin de Türkiye'de eğitim hayatında zorluklar yaşadığını ve bu nedenle öğrencilere destek olmayı bir borç bildiğini duygusal sözlerle ifade eden Karakurt, destek verdikleri öğrencilerde aradıkları tek kriteri şu şekilde özetledi:
"Benim tek kriterim şudur; dil, din, ırk, mezhep ayrımı yapmadan bu öğrencilere hizmet etmek. Ancak, bayrağını sevecek. Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşıyan, vatanını, ezanını seven çocuk istiyorum. Hangi partiden olduğu beni ilgilendirmiyor, o kendi kişiliğidir. Bizim hayalimiz, bu gençlerin başarılı bir şekilde eğitimlerini tamamlayıp, bayram sabahlarında bir araya geldiğimiz o sofralarda 4-5 saat süren o güzel sohbetleri edebilmektir."