Burası artık sadece denizine girilen, yol kenarında kısa bir mola verilen bir köy değil. Kemer, sahip olduğu doğal güzellikleri, denizi ve ulaşım avantajını turizmle buluşturabilecek önemli bir merkez olma yolunda ilerliyor.
Bir gezgin olarak Karadeniz’in birçok köşesini dolaştım. Şunu çok iyi biliyorum: Bir yerin turizm değeri yalnızca doğal güzelliğiyle ölçülmez. Yolunuz iyi olacak, ulaşımınız kolay olacak, deniziniz temiz olacak, tesisiniz olacak ve gelen insanı yeniden davet edecek bir ortam yaratacaksınız.
Kemer’de bugün yapılan çalışmaların anlamı tam da burada ortaya çıkıyor.
KEMER PLAJI YENİ BİR ÇEHRE KAZANIYOR
Kemer’in en önemli değerlerinden biri hiç kuşkusuz denizi…
Karadeniz’in o kendine özgü dalgaları, yeşilin hemen yanında uzanan sahil ve yaz aylarında denize girmek isteyenlerin oluşturduğu hareketlilik, Kemer Plajı’nı bölgenin önemli çekim noktalarından biri haline getiriyor.
Ancak artık hedef yalnızca “denize girilen bir plaj” oluşturmak değil.
Kemer Sosyal Tesisi ve Dalış Eğitim Merkezi projesiyle birlikte plaj çevresinin de düzenlenmesi, kafeterya, otopark ve çocuk oyun alanı gibi sosyal imkânların oluşturulması planlanıyor. Projenin yaklaşık 1.200 metrekare kapalı alana sahip olması ve sahilin daha düzenli, kullanışlı bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.
İşte bu noktada Kemer için yeni bir dönem başlayabilir.
DENİZİN ALTINDAKİ HAZİNE DE KEŞFEDİLECEK
Bence projenin en dikkat çekici taraflarından biri Dalış Eğitim Merkezi.
Çünkü Karadeniz denince akla genellikle yaylalar, çay bahçeleri, dereler ve şelaleler geliyor. Oysa Rize’nin deniz turizmi açısından da ciddi bir potansiyeli var.
Kemer’de kurulacak Dalış Eğitim Merkezi, yalnızca denize giren insanların sayısını artırmakla kalmayabilir. Su sporları ve dalış eğitimleri, özellikle gençler ve denizcilik öğrencileri açısından da yeni imkânlar oluşturabilir.
Projenin Çayeli Ahmet Hamdi İshakoğlu Denizcilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri başta olmak üzere vatandaşlara su sporları eğitimi sunması planlanıyor. Sosyal tesis ve restoran bölümüyle de hem yöre insanına hem de Rize-Artvin Havalimanı güzergâhındaki yolculara deniz kenarında dinlenme ve yeme-içme imkânı sağlanması hedefleniyor.
Bu, Kemer için küçümsenecek bir gelişme değildir.
YOL VARSA TURİZM VAR
Bir turizmci ve gezgin olarak benim üzerinde en fazla durduğum konulardan biri de ulaşım.
Çünkü dünyanın en güzel yerini yapabilirsiniz; fakat ulaşmak zor ise turist oraya ikinci kez gitmez.
Kemer’de sahile ulaşımı kolaylaştıracak ve çevredeki ulaşım altyapısını güçlendirecek çalışmalar bu nedenle büyük önem taşıyor. Projede Çayeli Tüneli’nden Kemer Plajı’na kadar olan sahil yolunun dekoratif aydınlatma direkleriyle aydınlatılması da öngörülüyor.
Öte yandan Çayeli-Hemşin güzergâhında da yol yapım çalışmaları devam ediyor. Karayolları kayıtlarında Çayeli-Hemşin yolunun belirli kesimlerinde çalışmalar nedeniyle ulaşımın kontrollü olarak tek şeritten sağlandığı görülüyor.
Yollar tamamlandığında Kemer’in yalnızca Çayeli için değil, bölge turizmi açısından da daha ulaşılabilir bir noktaya dönüşmesi mümkün.
BİR DE GÖRÜNMEYEN ÇALIŞMA VAR: TAŞKINLA MÜCADELE
Karadeniz’in güzelliğinin yanında bir gerçeğini de unutmamak gerekiyor:
Yağmur.
Kemer gibi derelerin, yamaçların ve denizin iç içe olduğu yerlerde turizm yatırımı kadar güvenlik yatırımı da önemlidir.
DSİ’nin 2026 yılında Çayeli’nde yürüttüğü taşkın kontrol çalışmalarının adreslerinden biri de Kemer Köyü. Çalışmalarla yerleşim alanlarının ve tarım arazilerinin taşkın riskine karşı korunması hedefleniyor.
Bunlar belki turistin ilk bakışta göreceği çalışmalar değil.
Ama işin asıl önemli tarafı da burada.
Turizm sadece güzel manzara değildir; güvenli yaşam alanıdır.
KEMER'İN ÖNÜNDE BÜYÜK BİR FIRSAT VAR
Şimdi yapılması gereken, bütün bu yatırımları birbirinden kopuk düşünmemek.
Plaj ayrı, yol ayrı, sosyal tesis ayrı, dalış merkezi ayrı düşünülmemeli.
Bunların hepsi bir bütün olarak ele alınmalı.
Kemer Plajı’na gelen insan denize girmeli, sahilde yürümeli, ailesiyle yemek yiyebilmeli, çocukları güvenle oynayabilmeli, isterse dalış eğitimi alabilmeli.
Akşam olduğunda ise aydınlatılmış sahil yolunda denizin sesini dinleyerek yürüyebilmeli.
İşte o zaman Kemer, yalnızca “Çayeli’nin bir köyü” olmaktan çıkar.
Bir turizm destinasyonu olur.
Ben bir gezgin olarak şuna inanıyorum:
Kemer’in denizi var. Yeşili var. Ulaşımı var. Doğal güzelliği var. Şimdi bunları doğru bir planlama ve kaliteli hizmet anlayışıyla birleştirmek gerekiyor.
Bunu başarabilirsek Kemer, yaz aylarında yalnızca Çayelililerin değil; Rize’den, Trabzon’dan, Artvin’den ve Türkiye’nin dört bir yanından gelecek insanların buluştuğu bir sahil noktası olabilir.
Ve belki yıllar sonra bugünleri hatırlayıp şöyle diyeceğiz:
“Kemer’in değiştiği günleri biz görmüştük.”
Çünkü bazı yerler sessizce büyür.
Bazı köyler ise zamanla kendi hikâyesini yazar.
Kemer Köyü de şimdi kendi hikâyesini yazmaya başlıyor.
Fethi KARADENİZ
Türkiye Gezginler Derneği
Bursa İl Temsilcisi