Korkmaz, devlet kurumlarının liyakat, şeffaflık ve istişare ile yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Eğer kurumlar ehil kadrolar yerine sorgulamayan, her kararı onaylayan isimlerle şekillendirilirse; o kurumların sadece tabelası kalır, itibarı ve güvenilirliği zamanla yok olur” dedi.
“ÇAYKUR’daki Kriz Plansızlığın Sonucu”
ÇAYKUR’da yaşanan nakliye ve yükleme krizine değinen Korkmaz, sektör paydaşlarıyla yeterli istişare yapılmadan alınan kararların sahada ciddi sorunlara yol açtığını belirtti. Üretici, nakliyeci ve çalışanların karşı karşıya geldiğini ifade eden Korkmaz, “Bu mesele artık bir ihale meselesi değil, doğrudan doğruya yönetim anlayışı meselesidir” diye konuştu.
“Kurumların Kendi Aklıyla Hareket Etmesine İzin Verilmiyor”
ÇAYKUR’un köklü bir kurum olduğuna dikkat çeken Korkmaz, kurumun kendi tecrübesi ve uzman kadrolarıyla sorunları çözebilecek kapasiteye sahip olduğunu ancak mevcut süreçte bu imkanların devre dışı bırakıldığını savundu.
Korkmaz, “Sorunların temelinde kurumların kendi aklıyla hareket edememesi yatıyor. Siyasi müdahaleler, kurumsal işleyişin önüne geçiyor” ifadelerini kullandı.
Siyaset
“Güven Erozyonu Artıyor”
Türkiye genelinde benzer tabloların birçok kurumda yaşandığını ileri süren Korkmaz, tecrübe ve liyakat yerine sadakatin öncelenmesinin toplumda güven kaybına neden olduğunu söyledi. Vatandaşların alınan kararların kamu yararına mı yoksa belirli çevrelerin çıkarına mı hizmet ettiğini sorguladığını belirtti.
“Devlet Milletindir”
Açıklamasında devletin tarafsızlığına vurgu yapan Korkmaz, “Devlet; partilerin değil milletindir. Kurumlar ise belli çevrelerin değil, 85 milyonun ortak değeridir” dedi.
Türkiye’nin daha şeffaf, hesap verebilir ve liyakati esas alan bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getiren Korkmaz, bu anlayışın hem ekonomik hem de toplumsal huzurun yeniden tesis edilmesi için gerekli olduğunu ifade etti.
:Haber:Yasemin Özçelik














